Vergi Hukuku

Vergi Hukukunda Zaman Aşımı

posted by Logo 24/07/2019
Vergi Hukukunda Zaman Aşımı

Mükellef ile idare arasındaki vergi ilişkisini sona erdiren sebeplerden biri de zamanaşımıdır. Devlete, belli süreler geçtikten sonra alacağını isteme yetkisi tanınmamıştır. Bu nedenle alacaklı kamu idaresi yasaların belirlediği süreler içinde vergiyi tahakkuk ettirmediği ya da tahsil etmediği takdirde artık bu işlemleri yapma olanağını kaybetmektedir.

Vergi hukukunda zamanaşımının iki ayrı türü bulunmaktadır. İlki VUK da düzenlenen ve vergi alacağının tarh edilebilirliğini etkileyen tarh zamanaşımı veya tahakkuk zamanaşımı olarak nitelendirilen zamanaşımıdır. İkincisi ise, AATUHK da düzenlenen ve vergi alacağının tahsil edilebilirliğini etkileyen tahsil zamanaşımıdır.

Bilindiği üzere vergi alacağı, kanunlarda gösterilen matrah ve nispetler üzerinden hesaplanarak mükellefe tebliğ edilince, vergi tahakkuk eder ve tarh zamanaşımı kesilir. Eğer, tarh işlemi yapılıp mükellefe tebliğ edilmeden önce, kanunda gösterilen süre geçmişse vergi zamanaşımına uğrar.

İdare talep yetkisi kalmadığı halde zamanaşımına uğramış vergi alacağını talep ederse ve borçlu bunu bilmeden öderse, bu, AATUHK m.102/2 anlamında rızaen yapılmış ödeme sayılmaz. Zira yasal dayanağı olmayan talep üzerine bilmeden yapılmış ödemeyi geçerli saymamak gerekir. İdarenin böyle bir eylemi hukuken geçerli kabul edilirse, zamanaşımına uğramış alacağı talep etme konusunda vergi memurlarına takdir yetkisi tanınmış olur.

Tahakkuk (Tarh) Zamanaşımı

Tahakkuk zamanaşımı, vergiyi doğuran olayın üzerinden kanunda belirtilen sürenin geçmesine rağmen, verginin tarh edilerek mükellefe tebliğ edilmemesi, bir başka deyişle, tahakkuk ettirilmemesi halinde söz konusu olan zamanaşımı türüdür.

Tahakkuk zamanaşımına ilişkin hükümler VUK da düzenlenmiştir. VUK, vergi alacağının doğduğu takvim yılını izleyen yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve yükümlüye tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağını öngörmektedir (VUK m. 114/2).

Örneğin: 12 Nisan 2005 günü doğmuş olan vergi alacağına ilişkin tahakkuk zamanaşımı süresi, 1 Ocak 2006 günü işlemeye başlayacak tarh ve tebliğ işleminin yapılmaması halinde, söz konusu alacak 31 Aralık 2010 günü mesai bitiminde zamanaşımına uğrayacaktır.

Özel hesap dönemi tanınmış olan mükellefler yönünden zamanaşımı süresinin başlangıcı ise; özel hesap döneminin kapandığı takvim yılını takip eden yılın başından itibaren başlayacaktır. Çünkü özel hesap dönemi tanınmış olan mükellefler bakımından; özel hesap döneminde elde edilen kazanç, hesap döneminin kapanmış olduğu takvim yılının kazancı sayılmaktadır (VUK m. 174) .

Beş yıllık süre, aksine hüküm bulunmadıkça, VUK kapsamına giren bütün vergiler (vergi aslı ile resim ve harçlar) için geçerlidir.

Bununla birlikte; Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu ile Emlak Vergisi Kanunu koydukları istisnai hükümlerle zamanaşımı süresini sonsuza dek uzatmaktadırlar. Buna karşılık; niteliği ağır olmayan bir kısım vergi cezalarının kesilmesinde ise, işbu süre kısaltılmış bulunmaktadır.

Ceza kesmede zamanaşımı süreleri, vergi ziyaı suçu için 5 yıl olan zamanaşımı süresi, usulsüzlük suçları için iki yıl olarak saptanmıştır (VUK m. 374). Vergi ziyaı suçu ile usulsüzlük suçunun birleşmesi halinde ceza, vergi ziyaı cezası için belli edilen zamanaşımı süresi içinde kesilir (VUK m. 374/2). Kanun, cezayı gerektiren tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük suçları birlikte işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan sadece miktar itibariyle en ağır olanın kesileceğini öngörmektedir (VUK m. 336). Bu şekilde birleşen suçlarda vergi ziyaı cezasının zamanaşımı süresi geçerli olacaktır.

Zamanaşımını Durduran Haller:

Zamanaşımı kurumu mükellefin yararına sonuçlar doğurduğundan, vergi alacaklısının da yararının gözetilmesi ve böylece bir dengenin sağlanması amacıyla vergi hukukunda zamanaşımını durduran ve kesen hallere yer verilmiştir.

Aşağıdaki hallerde zamanaşımı işlememekte ve durmaktadır;

a) Vergi Dairesinin matrah takdiri için Takdir Komisyonuna başvurması,

b) Mücbir sebep hali (Bu durumda, tarh zamanaşımı işlemeyen süreler kadar uzamaktadır (VUK, m. 15/1).

c) Mükellefe vergi/ceza ihbarnamesi tebliği,

d) Vergi dairelerinin takdir komisyonu kararlarına karşı dava açmaları(Kanunlarda bu konuda bir hüküm olmayıp, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, bu durumda zamanaşımının durması gerektiğini kabul etmiştir .)

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda sadece tahakkuk zamanaşımının durmasından ve tahakkuk zamanaşımını durduran hallerden söz edilmiş olup, tahakkuk zamanaşımının kesilmesinden söz edilmemiştir.

Tahsil Zamanaşımı

Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Kendi özel kanunlarında zamanaşımı süresi gösterilen para cezaları (Kabahatler Kanunu’na göre verilen para cezaları gibi) ile amme para cezaları bu hükmün dışındadır.

Verginin vadesi, o verginin ödeme süresinin son gününü ifade etmektedir. (VUK md.111/2, AATUHK md.37/3)

Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.

Örneğin 2004 yılı gelirleriyle ilgili 2005 yılının Mart ayında ödenmesi gereken Gelir Vergisi 1. taksitinin ödenmemesi durumunda, bu borçla ilgili zamanaşımı 2005 takvim yılının başından itibaren işlemeye başlayacak ve 31.12.2010 tarihinde sona erecektir.

Tahsil Zamanaşımını Kesen Haller:

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun’un 103.maddesine göre zamanaşımını kesen haller şunlardır;

a) Ödeme,

b) Haciz tatbiki (Haciz uygulanması),

c) Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat,

d) Ödeme emri tebliği,

e) Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi,

f) Yukarıdaki 5 sırada gösterilen muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması,

g) İhtilaflı amme alacaklarında yargı mercilerince bozma kararı verilmesi,

h) Amme alacağının teminata bağlanması,

ı) Yargı mercilerince yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi,

i) İki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi,

j)Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması.

Kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımının bir bozma kararıyla kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcı yeni vade gününün rastladığı; amme alacağının teminata bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcı teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rastladığı; takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günüdür.

6183 sayılı Kanun’un 103.maddesi ile tahsil zamanaşımını kesen sebepler tahdidi olarak sayılmış olup, zamanaşımı ancak bu sebeplerden birinin varlığı halinde kesilecektir.

Tahsil Zamanaşımını Durduran Haller (Zamanaşımının İşlememesi Halleri) :

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun’un 104.maddesine göre zamanaşımını durduran haller şunlardır;

a) Borçlunun yabancı memlekette bulunması,

b )Borçlunun hileli (dolanlı) iflas etmesi,

c) Borçlunun terekenin tasfiyesi dolayısıyla hakkında takibat yapılmasına imkan bulunmaması,

Bu hallerin devamı süresince zamanaşımı işlemez, durur. Bu hallerin sebeplerinin kalktığı günün bitmesinden itibaren başlar ve kaldığı yerden işlemeye devam eder.

Bunlarda İlginizi Çekebilir